Bizim Karadeniz Haber Portalı- sinop haber, sinop haberleri, sinop haberler, boyabat, sinop, gerze, ayancık, dikmen, türkeli, durağan, sinop resimleri
TEŞEKKÜRLER SİNOP
16 yıl önce Ocak 1998 ‘de Yayın hayatına başlayan gazetemiz “Bizim K
14 Yataklı Yeni Yoğun Bakım
Sinop’un yoğun bakım yatak sayısı 46’ya çıktı. Sinop Atatürk Devlet Hastanesi’ne
Nükleer santrallerin zararları
Serbest Yazar ve Araştırmacı Toshiya Morita Japonya’da yaşanan nükleer fel
Büyük Şair Mehmet Ersoy Anıldı
Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınan ve 12 Mart 1921’de Türkiye Büyü
SİNOP TAN TOPA TUTTU!
Kılaçdaroğlu AKP’yi Sinop’tan topa tuttu!
“Zavallı Sebahat”

“Zavallı Sebahat”

  Bu yazı 30 Ocak 2013, Çarşamba 17:10:13 eklenmiştir. 366 kez okunmuştur.
Yazar : Sizden Gelenler...
“Öldük, ölümden bir şeyler umarak. Bir büyük boşlukta bozuldu büyü. Nasıl hatırlamazsın o türküyü, Gök parçası, dal demeti, kuş tüyü, Alıştığımız bir şeydi yaşamak.” Cahit Sıtkı Tarancı


12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

“Zavallı Sebahat”

 

Alpay TIRIL

 

“Öldük, ölümden bir şeyler umarak.

Bir büyük boşlukta bozuldu büyü.

Nasıl hatırlamazsın o türküyü,

Gök parçası, dal demeti, kuş tüyü,

Alıştığımız bir şeydi yaşamak.

Cahit Sıtkı Tarancı

 

Ocak ayı bitti bitecek; birkaç gün sonra “cüce ay” şubata gireceğiz. Günlerin hafiften uzamaya başladığı hissediliyor. Ama kış nerede? Kar ve sel haberleri geliyor yurdun dört bir yanından; fakat hâlâ Sinop’a gelemedi kış, acaba yolunu mu şaşırdı?..

Ocak ayı bitti bitecek; ama müzenin bahçesindeki salkımsöğüdü yaprakları terk etmedi henüz! Hemen hemen bütün ağaçlar yapraklarını döktü; müzenin bahçesindeki salkımsöğüt direniyor…

Oysa sonbaharda yapraklarını döker yaprak döken ağaçlar; Attila İlhan’ın dediği gibi, sonbahara hazırlanırlar... Ağaçların yapraklarını dökecekleri mevsim bellidir de, ya insanların yaprak dökümü?.. Onun da zamanı vardır elbette, ama bilinmez…

Günler kısaldı. Kanlıca’nın ihtiyarları / Bir bir hatırlamakta geçen sonbaharları” demiş Yahya Kemal. Oysa bazı insanlar yaşlanamıyor, hatta büyüyemiyor, sonbahar erken geliyor onlara; anılarında sonbaharları biriktiremeden geliyor sonbahar…

Sinop’a istibdat döneminde sürülen gazeteci Avnullah Kâzımî namlı Mehmet Selim’in iki edebiyatçı kızından biri sağdı bir hafta öncesine kadar. İstanbul’da yaşayan 1916 doğumlu hanımefendiyi bulmak, Sinop sürgünü babasının anılarını öğrenmek istiyordum. 22 Ocak tarihli gazetelerden birinde gördüm ölüm ilanını. 1916-2013; uzun bir hayat, ama ben görüşemedim ne yazık ki kendisiyle…

Bugünkü (26 Ocak) gazetelerden birinde ise bir başka ölüm ilanı gördüm; Oktay Yenal da ölmüş. Oktay Yenal iktisat profesörüydü, iki kitabını okumuştum: “Cumhuriyet’in İktisat Tarihi” ve “Ulusların Zenginliği ve Uygarlığı”…

12 Ocak 1939 tarihli Sinop gazetesinde ise başka bir ölümün haberi vardı. Gazete bu ölümü, “Çok Acı Bir Ölüm” başlığıyla duyurmuş…

Sinop Ortaokulu ikinci sınıf öğrencisi olan Sebahat, “ansızın gelen bir hastalıkdan kurtarılamayarak” bir cuma akşamı evinde, annesinin ve babasının kollarında can verdi 1939 yılının ocak ayında...

Sebahat’in son nefesini verdiği o cuma akşamı, 6 Ocak 1939 tarihine denk geliyordu. Sebahat’in 1939 yılının ilk cuma akşamı can verdiği ev kim bilir neresindeydi Sinop’un?..

On dört yaşındaki ortaokul öğrencisi Sebahat, Halkevi bandosu eşliğinde ve Sinoplular’ın elleri üzerinde uğurlandı son yolculuğuna. “Henüz on dört yaşında taze bahar hayatında iken dünyasına doymadan ebediyete intikal eden Sebahat mektebin en uslu, faziletli, çalışkan talebelerindendi.

Mezun olduğu Cumhuriyet İlkokulu’ndaki öğretmeni Şemsettin Sami Bey, “Zavallı Sebahat” başlıklı bir yazı kaleme aldı Sebahat için. Yazısına, “Bir karanfil kadar narin ve kibar yapılı, bir bülbül kadar içli ve ince bir ruha malik olan bu sevimli yavruyu da kaybettik.” cümlesiyle başlayan ilkokul öğretmeni, başarılarından da söz ettiği eski öğrencisinin cenaze törenini şöyle betimledi: “Sinopda pek nadir görülmüş bir cenaze alayının, onun arkasından samimî ve kalbinden kopup gelen sıcak gözyaşlarile ağladığını gördük. Bu ağlayişlarda bütün bir kalbin ve ruhun engin hıçkırıklarının engin mana ve ifadeleri vardı.

Sebahat, Sinop sorgu hakimi Ali Ulvi Bey’in kızıydı. Öğretmen Şemsettin Sami, “Zavallı Sebahat”in anne ve babasına da seslendiği yazısının son bölümünde şunları yazdı:

Bütün Sinopluların sevgisini ve saygısını kazanmış olan değerli sorgu hakimi bay Ali Ulvi Aksoy sen müsterih ol!.

Çünkü o yalnız senin çocuğun değil bütün Sinopluların manevi bir evladı oldu. Bir babanın kaldıramayacağı kederi bu büyük ve samimi kitle aralarında paylaşınca, sizin elemleriniz ve ıztıraplarınızda o nisbette hafiflemiş bulundu.

Sayın anne ve muhterem baba,

Siz üzülmeyiniz, o bizim ve gençliğin kalbinde daima yaşayacaktır. Onun ruhu şimdi meleklere bir arkadaş ve eştir..

Yavru Sebahat, Sen kabrinde rahat ve müsterih uyu!..

Hocaların, arkadaşların ve hemşehrilerin sana sonsuz bir sevgi ile bağlı olarak seni tebcil ve takdis ediyorlar..

Rahat ve neşeli uyu, sevgili yavru!..

Sebahat Aksoy, 1964’de ölen babası Ali Ulvi Aksoy ile 1973’de ölen Fatma Aksoy’un arasında uyumaktadır son uykusunu. 1968 yılının mart ayında, ince bir yağmur yağarken hayata gözlerini kapatan emekli ilkokul öğretmeni Şemsettin Sami Bey de aynı mezarlığın başka bir köşesindedir…


Diigo Diigo Digg Digg Newsvine Newsvine Technorati Technorati
Del.icio.us Del.icio.us Facebook Facebook Reddit Reddit Jumptags Jumptags
Simpy Simpy StumbleUpon StumbleUpon Slashdot Slashdot Propeller Propeller
Furl Furl Yahoo Yahoo BlinklistBlinklist Google Google
 
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 

Diğer Sizden Gelenler... Yazıları
 
 
Döviz
Alis
Satis
USD -
2.1584
2.1623
EUR -
2.8451
2.8502
Sterlin -
3.5757
3.5943
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
 
Diger anketlerimiz için tıklayın...
 
© Copyright KARADENİZ BİLİŞİM - AJANS & ORGANİZASYON Haber Yazılimı V1.0.5
Her hakki saklıdır.
Uygulama karadenizbilisim